UFC Tarihinin En Muhteşem 10 Geri Dönüşü

UFC Tarihinin En Muhteşem 10 Geri Dönüşü

Gerek boksta gerek MMA’de dövüş esnasında “işi bitti, kesinlikle kaybetti! nakavt gelmek üzere!” dediğimiz ancak adeta doğadışı bir seyirde geri dönüşlere tanık olduğumuz anlar olmuştur. Bunun en yakın ve popüler örneği Tyson Fury-Deontey Wilder arasındaki ilk müsabakada gerçekleşti. Tyson Fury adeta öldü de uyandı desek abartmış olmayız. Dövüşün 12. raundunda Wilder’ın yumrukları sonucunda yere düşen Fury için eminim ki izleyen herkes “işi bitti!” ifadesini kullanmıştır. Lakin hakem saymasını bitirmeden uyanan ve dövüşe hiç bir şey olmamış gibi devam eden bir Fury izledik. Nihayetinde dövüş beraberlikle bitse de çoğu kişinin gözünde kazanan kesinlikle Fury olmuştu.

Bu yazıda UFC’deki en muhteşem, en beklenmedik 10 geri dönüşü hatırlayacağız. Geri dönüş kavramını açacak olursak, bir müsabakada domine edilen ve kesin olarak yenildiği düşünülen ya da işi bittiği düşünülen kişinin bir anda dövüşe ortak olması ya da dövüşü kazanması diyebiliriz. MMA gibi yorucu bir disiplinde geri dönüşleri özel kılan da tam olarak ne kadar zor ve olağandışı olduğu gerçeğidir. Bu yazıda geçen dövüşleri özet olarak izlediğinizde dahi büyük şok yaşayacağınızdan eminim.

10. Travis Browne – Alistrair Overeem

Sonunda UFC’e adım atan ve ilk müsabakasında Brock Lesnar’ı teknik nakavt ile geçen Alistair Overeem, UFC’deki ikinci müsabakasında Antonio Silva’ya 3. raund sonunda nakavt olarak herkesi şok etmişti. Bu şokun altındaki en önemli neden Overeem’in dövüşü önde götürmesi ancak 3. raunt ile birlikte inanılmaz derecede yorgun görünmesiydi. UFC ağır sikletinde en önemli kemer adaylarından biri olan dövüşçünün kardiyo problemleri soru işareti yaratmıştı. Bu dövüşün intikamını almak isteyen Overeem, UFC dövüş gecesinde Travis Browne ile karşılaştı. Dövüşe inanılmaz hızlı başlayan Overeem Travis’i diz darbeleriyle yere düşürüp yerde de yumruklarını saydırmaya devam etti. Ancak dövüşten kopmayan Travis bir şekilde ayağa kalkmaya başladı ve dövüş ilk raundun ortasında resetlendi. İki isim ayağa kalktığında ilginç bir şekilde dayak yiyen görünümündeki kişi Overeem’di. Kardiyo problemlerini doğrulayan biçimde inanılmaz yorgun görünen Overeem’e attığı tekmelerle karaciğerini yoklayan Travis, bir diğer tekmede tam çeneye isabet sağladı ve UFC tarihinin en büyük geri dönüşlerinden birine imza atmış oldu.

9. Yushin Okami – Tim Boetsch

UFC 134’de Anderson Silva ile orta siklet kemer müsabakasına çıkıp nakavt ile kaybeden Yushin Okami, Japonya’da kendi izleyicisinin önünde Tim Boetsch karşısında galibiyet arayışındaydı. Maça çok iyi başlayan Okami, Boetsch’e ilk 2 rauntta adeta nefes aldırmadı. Ancak 3. raunda girdiğimizde içinden adeta canavar çıkmış bir Boetsch izledik. Raundun başladığı ilk saniyeden itibaren baskı uygulayan Tim inanılmaz bir aparkat serisi ile Okami’yi nakavt etmeyi başardı. Japon seyircisi bile bu geri dönüş karşısında çılgına döndü ve Saitama Arena’yı adeta salladı.

8. Brock Lesnar – Shane Carwin

Brock Lesnar UFC’e adım atıp ağır siklet kemerini kazandıktan sonra 2. savunmasını ağır sikletin en güçlü yumruğu Shane Carwin’e karşı yaptı. Dövüşün başında Brock’u yakalayan Carwin, rakibini yere düşürmeyi başardı. Vahşi bir yumruk serisiyle yerde yatan rakibini bitirmeye çalışan Carwin, tam 3 dakika boyunca durmadan yumruk attı. Tüm bunlara rağmen dövüşte kalmayı başaran ve daha sonraki röportajlarında “Attığı her yumrukta gücünün azaldığını hissedebiliyordum” diyen Lesnar, 2. raundu görmeyi başardı. 2. raunt başladığında kafesin ortasında adeta ölü gibi duran bir Carwin ve neredeyse dipdiri duran bir Lesnar ile karşılaştık. Tabi bunca kas kütlesinin kaldırabileceğinden fazla bir aksiyona girişmişti Shane Carwin. Durum böyle olunca Brock Lesnar için rakibini yere alıp pes ettirmek çok da zor olmadı. İlk raunda tanık olan herkes için Brock Lesnar’ın dövüşü kazanması büyük bir geri dönüş olarak hafızalara kazandı.

Brock Lesnar's Victory Over Shane Carwin Is Still One Of The Greatest  Comebacks In UFC History - SPORTbible

7. Mike Russow – Todd Duffee

UFC’nin yeni büyük starı olması gözüyle bakılan isimlerden bir tanesi de bulunduğu dönemde kesinlikle Todd Duffee idi. Etkileyici fiziği ve konuşma becerileriyle rakiplerini nakavt ile mağlup eden Amerika’nın havalı kolej serserisi izlenimini veren Duffee, UFC için para demekti. UFC 114’te tam zamanlı polis memuru olarak çalışan Mike Russow ile dövüşen Duffee ilk 2 raunt boyunca adeta kum torbasıyla ısınma yapıyor görüntüsü verdi. 3. raunt da aynı şekilde devam ederken bir anda çıkardığı sağ sol kombinasyonu ile Duffee’yi nakavt eden Russow izleyen herkesin ağzını açık bırakmayı başardı. MGM Garden Arena o denli bir coşkuyu sanırım en son Holyfield – Tyson müsabakasında yaşamıştır.

6. Chris Leben – Terry Martin

Bu dövüş tam 13 sene önce gerçekleşti ancak benim için halen unutulmazlar arasındadır. Aslında dövüşü önde götüren isim zaten Chris Leben’di. Ancak 3. rauntta Terry Martin ile bir anda kafesin ortasında karşılıklı durarak birbirlerine sırayla vurmaya başladılar. Terry Martin’in her yumruğu isabet etmekteydi ve Leben’in işi hiç iyi gözükmüyordu. Herkes Terry’nin atacağı bir yumruğun Leben’i nakavt edeceğini düşünürken, bir anda gelen bir sol ile Leben bir zombie gibi göründüğü dövüşü kazanmayı başardı.

5. Tim Sylvia – Antonio Rodrigo Nogueira

PRIDE’ın efsanesi Big Nog, UFC’e sonunda geldiğinde ilk müsabakasında veteran isim Heath Herring’i mağlup etmeyi başarmıştı. Tabi böyle büyük bir isim UFC’de yer aldığında kemer müsabakası çok uzak ihtimal olarak görünmemekte. Durum böyle olunca henüz ikinci dövüşünde Randy Couture’ın UFC ile yaşadığı sıkıntılar sebebiyle geçici kemer müsabakasına çıkmak zorunda kaldı. Rakibi eski şampiyon Tim Sylvia idi. Dövüşün ilk iki raundunda BJJ ustası rakibini ayakta tutan ve boksuyla ön plana çıkan Tim Sylvia, kelimenin tam anlamıyla Big Nog’u çok fena benzetti. 3. rauntta da üstünlüğünü sürdüren Sylvia tam Big Nog’un işini bitirdiğini düşündüğü bir anda, rakibinin muhteşem BJJ teknikleriyle bir anda kendisini giyotin ile boğulurken buldu ve pes ederek dövüşü kaybetti.

4. Mirsad Bektic – Darren Elkins

Tıpkı Duffee – Russow müsabakasında olduğu gibi dövüşü izleyen isimler ilk 2 raunt bu ikilinin aynı kafesin içerisinde ne işi var diye düşündüler. Ancak 3. rauntta küllerinden yeniden doğan bir Elkins izledik. İlk 2 raunt aldığı 55 darbeye karşın yalnızca 13 darbe vurabilen Elkins 3. rauntta bambaşka biri olarak kafese girdi ve Bektic’i nakavt etmeyi başardı. Bu müsabakayı asıl etkileyici kılan 3. raunt başlarken Elkins’in kanlar içindeki yüzüydü. Bu dövüşte Elkins, izleyenlere adeta bir Rocky Balboa nostaljisi yaşattı.

3. Anderson Silva – Chael Sonnen

UFC 117’de Anderson Silva efsanesi ilk kez bu denli son bulmaya yakındı. Dövüşü izleyen hiç kimse, müsabaka sonunda efsanenin daha da alev alacağını tahmin edemezdi. Anderson Silva’nın 6. kemer savunma müsabakası, trash talk ustası, güçlü güreşçi Chael Sonnen’di. Müsabakanın öncesi de en az müsabaka kadar ilgi çekiciydi. Silva’yı sürekli taciz eden Sonnen, dövüş gününde ettiği tüm lafların içini dolduran bir görüntü çizdi. 5. raundun ortasına kadar Silva’yı perişan eden Sonnen, dövüşün bitmesine 2 dakika kala boynunu ve kolunu kaptırarak pes etmek zorunda kaldı. Rakibinden tam 23 dakika boyunca dayak yemesine rağmen en ufak açığında onu yakalayıp kemerini korumayı bilen Silva, tüm şüphecilere bir kez daha neden en iyi olduğunu göstermişti.

2. Pat Barry – Cheick Kongo

UFC ağır sikletinde bazı isimler vardır ki bunların müsabakaları %95 nakavt ile sonuçlanır. Pat Barry’de bunlardan bir tanesi. Karşısında da tıpkı kendisi gibi kickboks tabanlı Cheick Kongo yer almaktaydı. Kongoyu muhteşem bir sol ile yakalayan Barry, rakibi adeta yerden yere vurmaktaydı. Kongo ayağa kalkıyordu ancak en ufak darbede doğrudan yere düşüyordu. Tam bu anlarda herkes dövüş bitti ve hakem araya girecek derken, inanılmaz bir sağ çıkaran Kongo gerçekten ölümden dirilip Barry’i nakavt etti ve gelmiş geçmiş en büyük geri dönüşlerden bir tanesine imza attı.

1. Matt Hughes – Frank Trigg

Matt Hughes UFC hafif orta sikletin en dominant şampiyonlarından bir tanesiydi. En büyük rakiplerinden bir tanesi de Frank Trigg olmuştu. UFC 45’de mağlup ettiği rakibi ile o dönem trash talk ve kötü rekabetin dibine vurmuşlardı. UFC 52’de rövanş müsabakasına çıkan ikili henüz dövüş başlarken ki bakışmada dahi birbirlerine girmişlerdir. Dövüşe hızlı başlayan Trigg, Hughes’ı bel altı vuruşlarla düşürerek yerde bitirmek için çok seri yumruklar atmaktaydı. Rakibinin sırtını almayı başaran Trigg, ilk maçta mağlup olduğu şekilde yenmek için Hughes’ı boğmaya çalıştı. Mucize bir şekilde pes etmeyen Hughes rakibini belinden yakalayarak kaldırıp yere çalmayı başardı. Rakibini arkadan yakalamayı başaran Hughes “rear naked choke” öyle olmaz böyle olur dercesine Trigg’i boğdu ve pes ettirdi.

Tüm Zamanların En İyisi: Yair Rodriguez – Korean Zombie

Bu dövüş kesinlikle herhangi bir listenin ötesinde olmayı hakettiği için ayrı bir paragraf açmak istedim. Tam 24 dakika 59 saniye boyunca hareketin ve enerjinin durmadığı bir müsabaka izledik. 5. raunda girerken hakemlerin skor defterine bakıldığında, bir hakem 39-37 Korean Zombie’yi önde görürken, iki hakem 38-38 beraberlik olduğunu düşünmekteydi. 5. raundu önde götüren kesinlikle Korean Zombie idi. Son 10 saniye kalmıştı ve Zombie halen saldırıyordu. Eğer hiç bir şey yapmasa dövüşün kesinlikle kazananıydı ancak son saniyeye kadar saldırması ile Zombie olarak ünlenmişti zaten. 5. raundun, hatta müsabakanın bitimine 1 saniye kala Meksikali Yair’den herkesi şok eden o hamle gelmişti. Ters dirsek ile adeta kaleci Higuita’nın akrep kurtarışının dirsek versiyonu ile dövüşü kazanmayı ve tarihe adını yazmayı başardı. Yıllar geçse bile unutulmayacak bir geri dönüş, bir nakavt, bir gösteri!

Tüm bu dövüşlerin yanı sıra tekrar tekrar izlemekte fayda olan ve bu listede yer almamasına karşın, belki de çoğu otoriteye göre listenin en tepesinde yer alabilecek geri dönüş müsabakaları: Frankie Edgar vs Gray Maynard 2, Frankie Edgar vs Gray Maynard 3, Frank Mir vs Big Nog 2.