ŞOVUN ARDINDAN | UFC 230 Değerlendirmesi

403


UFC 230 Değerlendirme: 

Artık gelenekselleşme yoluna girmiş olan Medison Square Garden şovunu geride bıraktık. Son dakikaya kadar bir türlü oturmayan kartıyla, iptal edilen maçlarıyla, sakatlıklarıyla dramaya dönüşmesi an meselesi olan kart en azından son hafta fire vermedi ve kartı son aldığı şekli de bozulmadan izleyebildik. 

Öncelikle UFC 230 ön izleme  yazımda 3 adet under card maçına özellikle dikkat çekmiştim. Bu maçlarla başlamak istiyorum. 

Matt Frevola vs Lando Vannata

Bu maçın özellikle altını çizmemin sebebi Vannata’nın Jackson & Wink’den ayrıldıktan sonraki ilk maçı olmasıydı. Jackson & Wink çatısı altında Vannata için işler iyi gitmiyordu. (son 5 maçında 3 mağlubiyet, 1 beraberlik, 1 galibiyet) Kamp değiştirmenin ne gibi bir etkisi olduğunu görmek ilginç olacaktı. 

Frevola ve Vannata bize adeta bir savaş izlettiler. İki tarafın da neyi var neyi yoksa ortaya koyduğu, özellikle ilk rounduyla ağızları açık bırakan bir maç oldu. Kartın en diplerinde değil de ana karta biraz daha yakında olsaydı gecenin maçı olabilirdi. Berabere bitti ama iki taraftan biri kazansaydı da seyircinin gözünde kaybedenin olmadığı tarzda bir şölen izledik. 

Sijara Eubanks vs Roxanne Modafferi 

Bu maç özellikle Sijara Eubanks’in tam olarak “ben buyum” deme maçı olabilirdi ancak önce kilo kaçırdı ve bundan dolayı herhangi bir rahatsızlık duymayan garip tavırlar sergiledi. Maç sırasında da sürekli yerde kontrol odaklı oyunuyla ve risk almamasıyla tepki topladı ve yuhalandı. 

Sijara hakkında iki şey denilebilir: Birincisi hareketleri ve söylemleriyle gittikçe sevilmeyen bir karakter haline dönüşüyor. İkincisi ise UFC Valentina Shevchenko ile olan maçını iptal etmekle çok çok doğru bir karar vermiş çünkü tarihin en anlamsız, tek taraflı kemer maçı olabilirdi. 

Jason Knight vs Jordan Rinaldi

MMA kadar işlerin hızlı değiştiği bir spor daha olmayabilir. Daha bir sene önce Jason Knight tüy sikletin yükselen değerlerindendi, bir sene sonra üst üste aldığı dördüncü yenilgiyle UFC’den gönderilmenin eşiğinde. Bu maç özellikle kendisinin dibe vurduktan sonra tekrar yükselişe geçme fırsatı olduğu bir maçtı ama olmadı. Kendisini yakın zamanda başka organizasyonlarda görebiliriz.

Artık ana kart maçlarına geçelim.  

Derek Brunson vs Israel Adesanya

Evet artık şunu kabul edebiliriz: Israel Adesanya’nın orta siklette yolu açık, İlk 10 için gayet yeterli olduğunu gösterdi. Yeni hedefi ilk 5. 

Derek Brunson tahmin edildiği gibi kısa bir kırışma sonrası güreş planıyla çıkmıştı ama Adesanya hem ayakta Brunson’a fark attı hem de öyle kolay kolay yere indirilecek bir rakip olmadığını gösterdi. Son derece sakindi, her hamlesini ince eleyip sık dokuyarak yaptı ve neredeyse karşılığını almadığı bir hamlesi olmadı. En son attığı dizden sonra rakibinin üstüne gidip aynı sakinlikle rakibini nakavt etti. Kumaşının iyi olduğunu zaten biliyorduk ama mental olarak da sınıfı geçti ve artık kemere gidecek maçların yolunu açtı. 

Karl Roberson vs. Jack Marshman

Ben ön inceleme yazımda Jack Marshman’ın tecrübe farkıyla alacağını tahmin etmiştim ama hem Jack Marshman tutukluğuyla hem de Karl Roberson kuvveti ve kardiyosuyla beni yanılttı. Maç boyunca mesafeyi iyi ayarlayan, sert kontralar bulan Karl Roberson oldu. Marshman nadir yakaldığı avantajlarda da tutuk kalınca ve her roundda net darbeler alınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Kısa vadede orta siklette bir değişklik yaratmayacak bir maç olsa da Karl Roberson da siklette potansiyel sahibi kişiler arasında olduğunu bir kere daha göstermiş oldu. 

David Branch vs. Jared Cannonier

Bazen siklet değişikliği harikalar yaratabiliyor. Jared Cannonier ağır siklet, hafif ağır siklet derken aradığı ivmeyi orta siklette yakalamış gibi göründü. David Branch Cannonier’i ne yerde tutabildi ne de ayakta sarsabildi. Cannonier ise kilo kesmeden hiç etkilenmemiş gibiydi. Sonuç olarak ikinci roundda David Branch’i uykuya yolladı ve elli bin dolar performans bonusunu cebine koydu. 

Cannonier uzun bir süre esas meslek olarak MMA ile uğraşmayan ve yakın zamanda tam zamanlı dövüş kariyerine başlamış bir dövüşçü. Kendisi 34 yaşında. Yaşı dolayısıyla çok fazla gelişmesini beklemek yanlış olur ama tam motivasyon ve doğru siklet birleşince neler yapabileceğini izlemek heyecan verici olacak. 

Chris Weidman vs.  Jacare Souza

Chris Weidman’in kariyerinin özeti “her şey çok iyi giderken bir anda maçı kaybetmek” oldu artık. İlk round mesafeyi ayarlayan, rakibine vuruşlar yapan, tempoyu dikte eden Weidman oldu. Fakat Jacare bu maça gerçekten çok motive gelmişti. İkinci round başlarken resmen “All in” dedi ve saldırmaya başladı.ikinci round Jacare Weidman’ı yakalasa da seyirci desteğiyle Weidman skorda bir tık öndeydi. Sonra üçüncü round ve yine hezimet. 

Bu maçta altını çizeceğimiz bazı şeyler var. Bir kere Jacare’nin motivasyonunu belirtmiştik ama oyun planı da çok başarılıydı. Önce iki round boyunca bulduğu her fırsatta Weidman’ın vücuduna çalıştı ve Weidman’ın hem gardını hem dikkatini dağıttı. Ayrıca yaş ve sakatlıklar hızından götürse de patlayıcılığına etki etmediğini de görmüş olduk ve bir anlık değil, üç roundda da her fırsat bulduğunda bunu bize gösterdi. 

Weidman ise oyun ne zaman kendi istediği zeminde olsa çok başarılıydı ancak Jacare baskılarına cevap vermekte başarısız oldu. Ne zaman Jacare süratlense geri çekildi ve maç içinde Jacare’ye galibiyetin yolunu gösterdi. Eskisi kadar çenesine güvenmediği için de olabilir bu ve gördük ki sebep buysa haksız değil. Bu arada hakemin maçı hemen bitirmemesi yanlış bir karardı. Jacare de buna tepki göstererek klasını bir kez daha ispatladı. 

Weidman için kemer şu anda baya uzak gözüküyor ve özellikle çenesi artık çok büyük bir soru. Son beş maçında yendiği maç da dahil darbe alıp yıkılmadığı maç yok.  Belki siklet yükselmek çözüm olabilir. Hem daha az kilo keserse daha dayanıklı olabilir hem de orta siklete göre baya zayıf olan hafif ağır siklette kemere ulaşması daha kolay olabilir. Hem bunun en büyük örneği su anda kendi sikletinin şampiyonu. Whittaker’ın siklet yükseldikten sonra nasıl bambaşka bir dövüşçüye dönüştüğünü hepimiz gördük. Zaten şu haliyle Whittaker’ı zorlayacak gibi durmuyor. 

Daniel Cormier vs Derrick Lewis 

Valla bu maç için ne denir ki? DC net bir şekilde Lewis ile aynı seviyede olmadığını gösterdi. Soru işareti olan sakat elini kullanmaya bile gerek duymadı. Lewis ise zaten bir peri masalı yaratmaya çalışıyordu, olmadı. Böylece DC hem kemerini korudu hem de iki farklı siklette kemerini koruyan ilk dövüşçü olarak tarihe bir not daha düştü. 

Bu maç da gösterdi ki siklet farketmeksizin güreş hala en büyük tehlike. Öyle ki Derrick Lewis daha ilk roundun sonunda zaten kafa olarak DC’nin güreşine kaybetmişti. Herkesin beklediği gibi DC Brock Lesnar’a tekrar meydan okudu ve önümüzdeki mart ayında son maçını yapıp eldivenleri asacağının sinyalini verdi. Şu bir gerçek ki bir veya iki maç sonra kemerini de kaybetmeden kafese veda ederse kendisini GOAT olarak anmakta bir sakınca olmayacak.