Ülkemizin son yıllarda yetiştirdiği en önemli boksörlerinden biri Volkan Gökçek. 13 Yaşında başladığı boksta geçtiğimiz yıla kadar 9 kez Türkiye şampiyonu oldu ve uluslararsı arenada ülkemizi temsil ederek birçok madalya kazandı. Olimpik sporların ilgi ve destek görmediği, özellikle boksun tabiri caizse üvey evlat olarak görüldüğü ülkemizde Volkan Gökçek, üst düzey boks yetenekleri, oyun zekası ve en önemlisi de çalışma azmiyle her zaman zirvede kalarak hayallerinin peşinden koştu. Geçtiğimiz yılın sonunda Fenerbahçe’deki amatör boks kariyerini sonlandırarak promotör Erol Ceylan ile birlikte profesyonel boksa başladı ve çıktığı ilk iki maçı kazandı. Profesyonel boks kariyerine 2-0 ile devam eden Volkan Gökçek ile amatör kariyerinden profesyonel kariyerine, kişisel yaşamından antrenman süreçlerine ve Türkiye’deki boksun gelişimine dair birçok konuda keyifli bir söyleşi yaptık.

Fight World Turkey : Merhaba şampiyon. Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğin için Fight World Turkey ailesi adına teşekkür ederim. Bize biraz kendinden bahseder misin? Boksa nasıl başladın, kimdir Volkan Gökçek?

Volkan Gökçek : Boksa 13 Yaşında Abim vasıtasıyla başladım. Küçükken sokaklarda gezen ve çok kavga eden bir çocuktum. Abim eskiden boks yapıyordu. Boksu bırakalı 2 yıl kadar olmuştu, antrenörü abime tekrar boksa başlamasını söylemek için evimize gelmişti. O sırada beni gördü ve bana ne yaptığımı sordu. Ben de sokaklarda geziyordum dedim. O da bana, bari sen de gel boks yap dedi. Boksa başlamam bu şekilde oldu. Boksa başladığım yerel kulüpte Türkiye şampiyonu oldum. Şampiyonayı izleyen Fenerbahçe kulübü antrenörleri beni izlemişler.
Fenerbahçe’ye transferi olmamı teklif ettiler. Fenerbahçe’ye geçiş sürecim de o şekilde oldu.

Fight World Turkey : Küçükken sokaklarda gezen kavgacı bir çocuk olduğunu söyledin. Boksa başladıktan sonra hayatında neler değişti?

Volkan Gökçek : Boks insanı olgunlaştıran ve insana karakter kazandıran bir spor. Saygının ve centilmenliğin en çok olduğu spor boks. Amatör boksta 3 dakikadan 3 raund dövüşüyorsunuz, raund aralarıyla beraber 12 dakika civarı yapıyor. Siz 12 dakika boyunca birbirini yumruklayan ve sonrasında birbirine sarılarak elini kaldıran başka bir spor dalı gördünüz mü? Boksa başladıktan sonra boks benim tutkum oldu. Artık sokaklarda değil, boks salonunda vakit geçirmeye başladım. Kendime bir hedef koydum ve o hedef doğrultusunda çalıştım. En başından beri hedefim hep en yukarısıydı. Boksta ilk başladığımda kulübümüzde Türkiye şampiyonu isimler vardı, onları izlerken neden ben de Türkiye şampiyonu olmayayım diyordum. Katıldığım ilk Türkiye şampiyonasında ilk maçımda yenilmiştim. Şampiyonadan ağlayarak döndüm ve döner dönmez kürsüye çıkmaya hayaliyle gözlerim kapalı antrenmanlarıma devam ettim. 13-14 Yaşındayken hayalim buydu. Ben sokaklarda olmaktansa salonlarda olmayı seçtim. İyi ki de bunu seçmişim diyorum. Şimdilerde, o yaşlarda hayal bile edemeyeceğim başarılara ulaştım. Şuanda bulunduğum noktadan yeterince memnun değilim, ama gidebileceğim en iyi yerlere kadar gideceğim.

Fight World Turkey : Fenerbahçe Boks Kulübüne değinmek istiyorum. Türkiye’de yetişen başarılı boksörlerin bir çoğu Fenerbahçe kulübünün yetişen isimler. Orada çalışmanın sana ne gibi katkıları oldu?

Volkan Gökçek : Fenerbahçe kulübü Türkiye’deki büyük spor kulüpleri arasında sadece boks değil z diğer tüm branşlarda alt yapıya en çok önem veren kulüp. Bu noktada tabi ki biz boksörlere de çok katkısı oldu. Fenerbahçe boks kulübünde tecrübeli isimler ve başarılı antrenörlerle çalıştım. Tuncay Tavukçu, Tuncay Varol ve Ali Çıtak hocalarımla çalışıyordum. Tüm hocalararla çalıştığım zamanlar tabiki oldu ama benim şahsi antrenörün Tuncay Tavukçu’dur. Bana çok büyük katkılarda bulundu. Tuncay hoca bana sadece fiziksel olarak antrenman yaptırmadı, zihinsel olarak da antrenman yaptırdı. Başarılı bir boksör aynı zamanda zeki de olmalıdır. Benim en büyük şansım Tuncay hocayla çalışmak oldu. Onun da bana en büyük katkısı benim zihnimi açması oldu.

Fight World Turkey : Bir boksörün çalıştığı ortam, içinde bulunduğu koşullar, takımı gibi faktörler başarısında ne kadar etkili olsa da, kişisel olarak da onu başarıya götüren bir takım özelliklere sahip olması gerekir. Seni başarıya götüren şey neydi?

Volkan Gökçek : Beni başarıya götüren şeyin azmim ve inancım olduğunu düşünüyorum. Size bir anımı anlatayım; “İlk gençler Türkiye şampiyonama katılmıştım. Türkiye’de ve Avrupa’da madalyalar kazanan çok güçlü bir rakiple karşılaşacaktım. Maçtan önceki gece hastalandım, 40 derece civarında ateşim vardı. Hastaneye yatmıştım serum falan takmışlardı. Hastanedeyken Tuncay hocam artık maça çıkmayacağımı düşünüyordu, onun yüzündeki hüznü gördükten sonra elimi havaya kaldırdım ve ‘Baba sen üzülme, ben burada şampiyon olacağım dedim. (kendisi manevi babam gibidir)’ Bunu duyunca Tuncay hoca bana sarıldı. Duygusal bir ânımız olmuştu. Sonraki gün hastalığımı unutarak maça çıktım ve maç sonunda elim havaya kalktı. Şükürler olsun, o turnuvadan Türkiye şampiyonu olarak ayrıldım.”

Fight World Turkey : Türkiye’de boksun ötekileştirilen bir spor olduğuna değinmiştik. Devletin federasyona olan desteği gibi, federasyonun da sporculara olan desteğinin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de boks yapmanın ve hayallerinin peşinden gitmenin zorlukları nelerdir? Boks federasyonu sporculara yeterli destek sağlıyor mu?

Volkan Gökçek : Hayır boks federasyonu destek sağlamıyor. Benim boks yaptığım süre boyunca deneyimlerimden şahsi düşüncem federasyonun hiçbir destek sağlamadığı. Sadece maç yapmak için yurt dışına giderken uçak bileti ve otel konaklamasını karşılıyor. Başka bir imkan sağlamıyor. Milli sporculara maddi bir destek sağlamıyor. Sporcu ihtiyaçlarını yeterince karşılamıyor. Bir sporcu sadece kulübünden aldığıyla yetinmek zorunda kalırsa, bu sporcunun içindeki hırsla hayalleriyle kalır. Bir yere kadar gelir, bir yerden sonra geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı başlar. Bu bütün sporcular için böyledir. Sen ülkenin sporcusuna sahip çıkmazdan, sporcu da yarın öbür gün kazandığı paranın bir fazlasını kazandığı bir iş bulunca sporu bırakır başka bir iş yapar. Ayrıca boks son zamanlarda medya önünde çok popüler olmaya başladı. Artık çok fazla insan özel boks dersi almaya geliyor. Bir boksör özel ders vererek ayda 10.000 lira kazanabiliyor. Siz bir boksöre özel ders verme gel ayda 2500 lira kazan boks yap diyebilir misiniz? Belki boksör içindeki hırsla hayalleri için 2500 lirayı kabul edip boks yapmaya devam edebilir, ama tabi bir yere kadar. Bir yerden sonra para kazanmak zorunda. Bu noktada federasyonumuz yeterli desteği sağlamıyor. Türkiye’de boksör olmanın zorluklarından biri de her zaman en iyisi olmak zorundasın. Sporcuların çoğunda inişler çıkışlar vardır, bu her sporcunun yaşayabileceği birşey. Ama bizim federasyonumuzda öyle bir lüksünüz yok. Yıllarca başarılı olduktan sonra bir yıl başarısız olursanız yıllarca verdiğiniz emek kazandığınız başarılar onların gözünde bitiyor. Federasyonumuz yaptığı en büyük hatalardan biri de, 23-24 yaşındaki insanlara yaşlı muamelesi yapıp milli takımdan kesmeleri. Olimpik sporcuların en başarılı olduğu dönemler 28-31 yaş aralarıdır. Ama bizim federasyonumuz 25 yaşındaki adama Türkiye şampiyonu olmasına rağmen, sen yaşlısın artık boksu bırakmalısın muamelesi yapıp milli takımdan keserek sporcuları bokstan soğutuyorlar. Bence bu Türk boksuna en çok zarar veren şeylerden biri. Ben kariyerimde 1 yıl bir düşüş yaşadım, sonrasında kendimi ispatlamak için bir kez daha şampiyonaya katıldım ve Türkiye şampiyonu oldum. Federasyon beni milli takıma çağırdı olimpiyatlar için. Göğsümde olimpiyat dövmesi var benim, olimpiyat hayalleri kuruyordum olimpiyatlara katılmayı çok istedim. Ama önümüzdeki zorluklar engeller izin vermedi. Ben de yönümü profesyonel boksa çevirdim. İnşallah bizden sonra gelecek nesil daha iyi şartlarda çalışma fırsatı elde eder.

Fight World Turkey : 2016 Olimpiyat sürecinde neler yaşadın?

Volkan Gökçek : 2016 Sürecinde Samsun’da Avrupa elemerine katıldım. İlk üçe olimpiyat vizesi vereceklerdi, ben yarı finalde Fransız bir rakibime yenilerek dördüncü oldum ve vizeyi alamadım. Beni yenen Fransız olimpiyatlarda ikinci oldu ve sonraki yıl dünya şampiyonu oldu. Avrupa elemelerinden sonra Azerbaycan’da dünya elemelerine katıldım. Orada ilk beş sporcuya vize verdiler, ben altıncı oldum yine tek maçla kaçırdım. O sene olimpiyatlara katılmayı hak ettiğimi düşünüyorum ama o sene nasip kısmet dedim ve geçti gitti. Sonrasında 2020’yi hayal ederek çalıştım. Ama o süreçte de bazı olumsuzluklarla karşılaşınca amatör boksun benim için bittiğini düşündüm. Hala olimpiyat ateşi kalbimde yanıyor ama yapabileceğim başka birşey kalmadığını düşündüm. Ya herşeye küsüp boksu bırakacaktım ve boks yaptığım yıllara, hayallerime ihanet edecektim yada profesyonel boksa geçecektim, ben profesyonel boksa geçmeyi tercih ettim.

Fight World Turkey : Profesyonel boksa geçiş sürecinden bahseder misin? Erol Ceylan ile tanışman ve profesyonel boksa geçmen nasıl oldu?

Volkan Gökçek : Fenerbahçe adına özel bir turnuvada maç yapmak için Almanya’ya gitmiştim. Orada eski Fenerbahçe kulübü boksörü Okan abiyle tanıştım. Ona profesyonel boksa başlamak istediğimi söyledim. O sıralar da Erol Ceylan’ın IBO yarı orta siklet dünya şampiyonu boksörü Sebastian Formella’ya sparring partneri arıyorlarmış. Bana teklifte bulundular, Formella ile iki haftalık bir kamp süreci geçirdim. Kamp sürecinde beni izleyen Erol abi beni beğenmiş. Bana profesyonel olmayı teklif etti, ben de kabul ettim. O şekilde profesyonel boksa başladım ve 2-0 devam ediyorum.

Fight World Turkey : Sebastian Formella ile antrenman deneyimin nasıldı. Bir dünya şampiyonu ile çalışmak nasıl bir deneyimdi?

Volkan Gökçek : Sebastian çok akıllı bir boksör. Onun boks stilini biraz Muhammed Ali’ye benzetiyorum. Çünkü hiç yerinde durmayan bir boksör. Sebastian’ı ilk gördüğümde sert bir boksör olduğunu düşünmüştüm ama sparring yaptığımız aslında o kadar da sert olmadığını gördüm. Aklıyla dövüşen, yumruk yemeden puan almaya çalışan çok hızlı ve yetenekli bir boksör. İyi bir antrenman dönemi geçirdik onunla. Benim için iyi bir deneyimdi.

Fight World Turkey : Sebastian Formella’nın daha çok aklıyla dövüşen bir boksör olduğundan bahsettin. Floyd Mayweather tarzında daha çok defansa ağırlık verip teknik boksu ön planda tutan isimlerin daha başarılı olduğunu görüyoruz. Senin benimsediğin bir boks stili yada örnek aldığın bir boksör var mı? Boks stilini nasıl tanımlarsın?

Volkan Gökçek : Floyd Mayweather bence boksla ilgilnen herkesin, seven yada sevmeyenlerin bile gizliden gizliye hayranlık duyduğu bir adam. Çünkü boks zekası çok yüksek bir boksör. Defansif özellikleri çok üst düzeyde olan bir isim. Mayweather boksla ilgilnen herkes için bir rol model olacak bir boksör. Ama artık boksu bıraktı maalesef. Şuan aktif boksörler içerisinde en beğendiğim kişi Canelo Alvarez. Çok iyi bir boksör, akıllı ve kuvvetli birisi. Çoğunlukla Canelo’nun maçlarını izliyorum ve onun yaptığı boksu örnek alıyorum. Onun yaptığı savunmayı kendime örnek alıyorum. Ben daha çok orta mesafede dövüşen bir boksörüm. Sert dövüşüp yıkıcı yumruklar vurmaktan ziyade maç içindeki stratejim yumruk almadan daha fazla yumruk atmak yönünde. Ellerim aşağıda dövüşüyorum mesela. Antrenörlerim bana hep ellerimi kaldırmamı söyler ama ben ellerimi kaldırdığım zaman rakibimi göremiyorum. Tabi profesyonelde işler biraz daha zor oluyor. Daha sert yumruklar atmak zorunda kalıyorsunuz, haliyle daha sert kontra vuruşlar da alabiliyorsunuz. Bu yüzden bu konudaki açığımı da düzeltmek için çalışıyorum. Boks stilimi beğeniyorum, izleyenlerden de olumlu görüşler alıyorum. Tabi ilerleyen süreçte, rakiplere göre maç içerisinde de stratejim ve yaptığım boks da değişim gösterecektir.

Fight World Turkey : Profesyonel boks hayatına ne gibi değişiklikler kattı? Kişisel yaşamında ve antrenmanlarında ne gibi değişiklikler yaşadın?

Volkan Gökçek : Profesyonel boks hayatımı pek değiştirmedi aslında. Önceden neysem hala aynı kişiyim. Sokaklarda çocuklarla oynayan Volkan, kafede arkadaşlarıyla oturan Volkan. Sadece antrenmanlarımda bazı değişiklikler oldu. Amatör boks yaparken günde 3 saat antrenman yapıyordum, ama şimdi daha fazla antrenman yapıyorum. Uyku düzenime, sağlığıma daha fazla dikkat ediyorum. Antrenmanlarımı İstanbul’da Fenerbahçe’de aynı antrenörlerimle sürdürüyorum ama maç döneminde Almanya’da EC Boxing’de kamp yapıyorum. Yani Fenerbahçe’de çalışmanın yanısıra Almanya’da da antrenmanlarımı sürdürüyorum.

Fight World Turkey : Yaşadığımız salgın süreci bittikten sonra, kısa vadede ne gibi planların var? Yakınlarda bir maç var mı?

Volkan Gökçek : Ben birkaç ay öncesine kadar Almanya’daydım, iki maçlık bir periyodumuz vardı. Ama Covid19 salgını çıktıktan sonra Türkiye’ye acil bir geri dönüş yapmak durumunda kaldım. Maçlarım da iptal oldu. Şuan için düşüncem, salgın bitip dünya normale döndükten sonra bir an önce Almanya’ya dönüp antrenmanlarıma ve maçlarıma kaldığım yerden devam etmek ve yeni başarılar elde etmek.

Fight World Turkey : Tabi her profesyonel boksörün hedefidir dünya şampiyonu olmak. Sen de dünya şampiyonu olacak potansiyele sahipsin. Kariyer planlamanda kaç yıl içerisinde zirveye ulaşmayı düşünüyorsun?

Volkan Gökçek : Tabi herkes kısa sürede büyük başarılar elde etmek ister ama ben biraz daha ağır ve kontrollü bir şekilde ilerlemek istiyorum. Tabi bu sadece benim düşünceme bağlı bir durum değil, bir promotörüm var, antrenörlerim var. Takım halinde hareket edip planlamalar yapıyoruz. Ben şahsi olarak 3-4 yıl kadar süre içerisinde bir dünya şampiyonluk maçına çıkıp kemeri almak istiyorum inşallah.

Fight World Turkey : IBO Federasyonunda mı ilerlemeyi planlıyorsunuz şuan?

Volkan Gökçek : Şuan için Erol abiyle WBO Federasyonunda ilerlemeyi planlıyoruz. Onun dışında diğer federasyonlardan da şans verirlerse eğer, tüm federasyonlarda da kendimi göstermeye hazırım.

Fight World Turkey : En beğendiğin iki boksör hangisi, bir erkeklerde bir de kadınlarda?

Volkan Gökçek : Erkeklerde Canelo Alvarez, kadınlarda ise Katie Taylor

Fight World Turkey : Türkiye’de boks yapmanın zorluklarına değindik. Sen kariyerinde birçok zorluğun üstesinden gelmiş, ve belli bir noktaya ulaşma başarısı göstermiş birisin. Bu yolun başında olan genç sporculara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

Volkan Gökçek : Eğer gerçekten birşeyi başarmak istiyorlarsa yaptığın işin peşini hiçbir şekilde bırakmasınlar. Hayatın her yerinde zorluklar var ama sadece pes etmediğiniz zaman bu zorlukları aşabiliyorsunuz. Ben de çok pes etme noktasına geldim. Ama vazgeçmedikten sonra birşeyleri başarabildiğimi gördüm. Asla pes etmeyin diyorum. Her ne olursa olsun. Gidebildiğiniz yere kadar gidin. Gidemediğiniz zaman emekleyin, ama bir şekilde ilerleyin ve durmayın. Sonunda mutlaka gösterdiğiniz azmin mutluluğunu yaşayacaksınız.

Volkan Gökçek : Son olarak değinmek istediğim bir konu daha var. Bizim milli sporcularımız, amatör boksta çoğu kez daha sonradan olimpiyat şampiyonu olan profesyonel boksta dünya şampiyonu olan isimleri mağlup ediyorlar. Ama profesyonel boksta yada olimpiyatlarda şampiyon olamıyoruz. Bizim sporcularımız bu isimleri mağlup ediyorlar ama daha sonrasında neden istenilen başarıları elde edemiyoruz. Bu konuda federasyonun ve yetkililerin gerekli adımları atmasını ve gerekli çalışmaları yapmalarını ümit ediyorum. Ben de Fight World Turkey ailesine bana zaman ayırıp bu röportajınız yaptığı için teşekkür ederim. Bir sonraki röportajımızda belimde dünya şampiyonluk kemeriyle görüşmek üzere..

Soru & Cevap : Beycan Özkul