Olimpik Judocu Travis Stevens ile Soru & Cevap

0
292


Travis Stevens en çalışkan Judoka’lardan bir tanesi. Judo Silencer lakablı Stevens 2008 ve 2012 yaz olimpiyatlarında ülkesini temsil etti.2012 Olimpiyatlarının üçüncülük maçında Kanadalı Antoine Valois-Fortier’i yenerek gümüş madalya’nın sahibi oldu.Judo efsanesi Flavio Canto’yu yendi.Jiu Jitsu dünyasının en saygıdeğer koçu John Danaher’ı Brazilian Jiu-jitsu çalışıyor , 2013 yılından beride siyah kuşak.Kendisi ile Grappling dünyası , MMA , Judo ve Jiu-Jitsu’ya dair keyifli bir röportaj yaptık. Vizyon açıcı söylemleri ile bizlere çok şey katan bu röportajı Fight World Turkey olarak sizlerle paylaşıyoruz. 

 

FightWorldTurkey :Travis ,  6 Yaşından beri Grappling sanatlarını çalışıyorsun. Judo ve Brazilian Jiu-jitsu’da ciddi başarılar elde ettin. Okuyucularımıza Mücadele Sporlarına özellikle Grappling temelli sanatlara nasıl başladığını anlatabilir misin ?

T.S : Çocukken özellikle spor çağına geldiğimde yaşadığım yerdeki gençlik merkezine gittim. Amerikan Futboluna yazılıp oynamayı denedim fakat sonra bunun benim için yanlış spor olduğunun farkına vardım.  O sezon boyunca Judo’ya başlayıp Judo’ya bağlı kaldım.Birinci yılın sonunda bu spora aşık oldum ve o zamandan beri tutku ile yapıyorum.

FightWorldTurkey : 2016 Rio Olimpiyatlarında Gümüş Madalya kazandın ve şu an kendi kilo kategorinde Dünya’da en başarılardan birisin.2020 Tokyo Olimpiyatlarına katılacak mısın ve yaşın senin için bir dezavantaj yaratacağını düşünüyor musun ?

T.S : Maalesef 2020 Rio Olimpiyatlarına katılmayacağım. 2016 Rio Olimpiyatlarına hazırlanırken ciddi sakatlıklar yaşadım.2015 yılını tamamen sakat geçirmiştim ve 2016’ya bile katılıp katılamayacağımdan emin değildim. Kilom bile bir problem haline gelmişti.U23 takımına koçluk yaptığım dönemde Judo Milli Takımını arayıp 90kg kategorinde çıkmak ile ilgili konuştum.Milli Takım , benim o kilo kategorisi için yeterli olmadığımı söyleyip beni geri çevirdiler , bende o dönemde vücudumu dinlendirmeye karar verdim.2020 olimpiyatlarında mücadele edemeyecek olmak benim için bir dezavantaj değil fakat 90 kg kategorisinin bana çok uygun olacağını düşünüyorum.2012’deki kaybımın intikamını 2016’da aldığımdan beri Judo sporunda yapmam gereken her şeyi yapmış gibi hissettim.Yaşlandığımda ve geriye dönüp kariyerime bakarken bunun gurur duyabileceğim bir şey olduğunu biliyorum.

FightWorldTurkey : Brazilian Jiu-jitsu’da 18 ay gibi kısa bir sürede Siyah Kemeri aldın.Bu süre BJ Penn ve Caio Terra gibi isimlerden bile daha erken.Standart bir bireyde ortalama bu süre 8 ila 10 yıl arasında değişiyor.Kemer aynı zamanda Dünyanın en başarılı ve zorlayıcı Jiu-jitsu koçlarından John Danaher tarafından verildi sana. Bu başarının arkasındaki sırrın nedir ?

T.S : Çok şanslıyım ki BJJ’e başladığımda çok çok iyi bir eğitim alma şansım oldu.Benim durumumdaki bir insan için siyah kemer için 8-10 yıllık bir eğitimin gerekli olmadığını düşünüyorum. 8-10 yıllık bir süre BJJ’i part time yapan ve atletik becerileri zayıf olan insanlar için geçerlidir. Bizlerin haftasonu kahramanı gibi diyebiliriz.İnsanların %95’inin aksine Brazilian jiu-jitsu’yu öğrenirken idman ve öğrenme kapasitemin tamamını bu işe adadım.Renzo Gracie’nin akademisinden içeri girdiğimde 2012 Londra olimpiyatlarından birkaç öncesiydi.Antreman yapmaya ihtiyacım vardı fakat sağ ayağımda lisfrank ekrem yaralanması vardı.Herhangi bir başka idman yapamayacağımdan Jiu Jitsu benim için çok iyi bir alternatif gibi gözüktü.Boston ve New York City arasında günlük 4,5 saatlik araba yolculukları yaparken binlerce dolar para harcadım.2 yıl boyunca Dünya’nın en iyi eğitmenleri ve antreman partnerleri ile çalıştım.2012 Olimpiyatlarından sonraki Renzo ile çalışmaya devam ettim çünkü Jiu-jitsu’yu çok sevmiştim.Bazı insanlar BJJ’ye hızlıca adapte olmamda Judo geçmişimin etkili olduğunu iddia ediyor fakat ben aynı görüşte değilim.Dışarıda düzinelerce üst düzeyde MMA Dövüşçüleri , Güreşçiler ve Judo’cular mevcut , 5 yıllık yoğun bir antreman düzenine rağmen hala siyah kuşak olmamış.Mücadele’ye yerde başlayıp Guard’dan oynamak ile ilgili hiçbir tereddütüm yok.Benimle idman yapan kimse Jiu Jitsu seviyem ile ilgili herhangi bir tereddütte olmadı.BJJ yaptığım zaman bunu eğlenmek için yapıyorum ve çok mutlu oluyorum.Judo yaptığım zaman sadece kazanmak için oynuyorum.İkisinede mental olarak yaklaşımlarım çok farklı.

FightWorldTurkey :Grappling cephanen oldukça güçlü.Seni özel Grappling eventleri olan Polaris ,Kasai , SUG ve Fight2win tarzı büyük organizasyonlarda izleyebilecek miyiz ?

T.S : Şu an bu organizasyonların herhangi birinden teklif almadığım gibi benim önceliklerim arasında değil.Yuri Simoes ile bir maçım oldu. Maç benim için çok eğlenceli geçsede o gün en iyi performansımı sergileyemedim ve hakem kararı ile maçı kaybetmiştim.Ayrıca bu müsabakaların herhangi birinde yer almak için ciddi ücretler talep ediyorum.Bu organizasyonların farkında olması gereken benim Profesyonel dövüşçülüğümü artık bitirdiğimi ve judo’yu bıraktığımı anlamalarıdır.Eğer tekrar müsabakalara çıkmak için antreman yapmamı istiyorlarsa bana hem antreman içinde hemde ailem ve işimden feragat edeceğim zaman için para ödemeliler.Akademimi devam ettirmeyi ve şehrimi ziyarete gelen Profesyonellerle 2-3 roundluk sıkı roll’lar yapmayı yeğelerim.Geçtiğimiz yıllarda akademimi iyi seviyede çocukların gelip benimle idman yaptığı için çok şanslıyım.Bu benim için yeterli.Herhangi bir IBJJF ünvanı kazanmak gibi bir niyetim yok.

FightWorldTurkey :Brazilian Jiu-jitsu yaparken kullandığın favori takedown’lar neler bizimle paylaşabilir misin ?

T.S : Konu BJJ’ye geldiği zaman Guard çekmek benim işim.BJJ’de takedown’lar çok efektif olduğuna inanmıyorum.Etkili bir Sweep’in takedown’dan daha iyi olduğunu düşünüyorum.Mevzu sadece puana oynamaksa üstten oynamak benim için hiçbir fark yaratmıyor.Kurallardan dolayı BJJ’de takedown yapmak benim için çok zor geliyor.Müsabakacılar sınırların dışına çıkıyor , guard çekiyor , gripleri kırıyor veya jump guard’lar yapıyorlar.Bunlar oyunun bir parçası bunu anlıyorum ama bunlar için herhangi bir cezalandırma vs olmuyor.Yuri ile yaptığım Fight 2 Win müsabakası bunun en güzel örneği çünkü ayakta yaklaşık 2 dakika boğuştuk onunla.Onu yere almak gibi bir niyetim yoktu. Sadece 4 dakikalık bir süre zarfında gayet iyiydim. Ayakta geçen süre zarfı bana herhangi bir şey sunmadı , sadece anlamsızca birbirimizin üzerine yürüdük.Fakat sorunu cevaplamam gerekirse en sevdiğim takedown Collar Drag ve Snap Double Leg.

FightWorldTurkey :Verdiğin bir röportajda Jiu-Jitsu yapaken Güreşi Judo’ya kıyasla daha fazla kullandığından bahsetmiştin.Bu durum Gi ve No-Gi iki durum içinde aynı mı ?

T.S : Bu doğru. BJJ yaparken Judo’yu çok seyrek kullanıyorum.Judo’da amaç rakibi olabildiğince sert bir şekilde yere vurmaktır nerede bittiği çok önemli değildir.Jiu jitsu’da ise amaç tamamen farklıdır , takedown sonrası 3 saniye içerisinde avantajlı bir pozisyon yakalamaktır.Söylediklerim yanlış anlaşılmasın Judo yu kullanamazsınız demiyorum , Judo bunun için dizayn edilmemiştiri söylemeye çalışıyorum.Güreşi Jiu Jitsu için çok daha etkin kullanabilirsiniz.Jiu Jitsu yapanlar çok iyi takedown oyunları olduklarını iddia etselerde hiçbiri yüksek profil bir Judo veya Güreş turnuvasına katılmaz.Konu BJJ olduğunda o turnuvalarda herhangi biri ile karşı karşıya gelmek ile ilgili herhangi bir problemim yok çünkü bjj’de iyi olduğumu düşünüyorum.Güreşte çok iyi olduğumu söyleyemem çünkü değilim.Bu sporlara bu derece saygı duyuyorum herhangi bir beyanatta bulunurken.

FightWorldTurkey : John Danaher Gary Tonon , Nicky – Gordon Ryan  gibi yıldızların hocası.Renzo Gracie’nin salonundaki favori antreman partnerin hangisi ?

T.S : Brian Glick aralarındaki en iyisi.Büyük ihtimalle adını daha önce duymadınız fakat benim oyunum ve gelişimimde kendisinin büyük katkısı oldu.Yaptığı işi çok iyi yapıyor ve title peşinde koşmak gibi veya sosyal medya’da takipçi kasmak gibi bir hedefi yok.

FightWorldTurkey : Gelecekte herhangi bir MMA organizasyonunda dövüşmek gibi bir hedefin var mı ?

T.S : Hayır. Gelecekte herhangi bir MMA organizasyonunda dövüşmek gibi bir hedefim yok. Bunun benim hayatıma herhangi bir katkısınında olacağını düşünmüyorum.Eğer Dana White herhangi bir teklifte bulunursa dinlemekten keyif alırım fakat ciddi bir fiyatım var dövüşmek için.MMA yapmanın risklerinin farkındayım fakat bunun hayatıma olumlu katkıları yönünde şüphelerim var.Birçok dövüşçü beş parasız olarak kariyerini tamamlıyor , mutlu ve huzurlu olmaktan uzak şekilde.Genelleme yapmak yanlış olur fakat dışarıdan bana böyle geliyor.

FightWorldTurkey :UFC’de takip etmekten en çok keyif aldığın dövüşçü kim acaba ?

T.S : Joe Lauzon hem saygı duyduğum hemde birlikte çalışmaktan en çok keyif aldığım insan.Kariyerine yaklaşımını onun çok seviyorum.Çok zekice oynadı ve hem kariyer tatmini yaşarken hemde ailesine bakmak için gerekli birikimleri yaptı.Şimdi yeni jenerasyon dövüşçülere aynı vizyonu sunmaya çalışıyor.

FightWorldTurkey : Hiç Türkiye’de bulundun mu ? Fight World Turkey okuyucuna iletmek istediğin bir mesaj var mı ?

T.S : Türkiye’de daha önce birkaç kez bulundum. İstanbul’da kariyerim boyunca 3 veya 4 kez dövüşmüşümdür.Türkiye’de hep güzel tecrübeler edindim.Bu röportajı okumak için zaman ayıran herkese teşekkürlerimi iletiyorum.Şunu unutmayın hayatta yaptığınız herşey sizin seçiminizdir.Kendinizi sıkışmış gibi hissetmiş olsanız veya kararlar sizden alınsa bile, seçim her zaman sizindir.    

 

Röportaj : Mehmet Can Gönenç 

   



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here