Max Holloway – Brian Ortega: Bir Dövüşün Anatomisi!

0
80

UFC 231 geride kaldı. Dövüş kalitesi ve seyir zevki açısından gayet tatmin edici bir geceydi. Gecenin sonunda iki genç ve dinamik dövüşçüden birinin serisi sona erdi ve bu Brian Ortega oldu. İkili arasındaki dövüş bir çok dövüş sever tarafından uzun zamandır beklenen bir dövüştü. UFC’de özelikle son zamanlarda böyle dövüşlere tanık olamıyoruz. İkisi de altın döneminde olan iki dövüşçünün kemer mücadelesinde karşılaştığı, hangisi kaybederse kaybetsin herkesin üzüleceği dövüşleri görmeyi uzun zamandır özlemiştik. Bu dövüş de onlardan bir tanesi.

Gecenin ana maçında şampiyon Max Holloway 1 yıl aradan sonra yeniden kafese döndü ve karşısında onu bu siklette yenebileceği düşünülen tek rakip olarak görülen Brian Ortega vardı. İlk olarak Max Holloway’in Brian Ortega ile karşılaştığı güne kadar ki geçmişinden bahsetmek istiyorum. Max Holloway UFC’e ilk geldiğinde 21 yaşında çelimsiz genç bir dövüşçüydü. Eminim onu gören hiç kimse “bu çocuk bir gün şampiyon olacak” dememiştir. Ancak Hawai Honolulu’dan çıkan bu genç adam muhteşem bir adanmışlıkla kendini her dövüş git gide geliştirdi. Bana kalırsa Max için dönüm noktası Conor McGregor karşısında aldığı yenilgi oldu. O günden sonra oyununda eksik olan yönleri inanılmaz bir biçimde kapayan Max, hafta sonu elde ettiği son galibiyeti de dahil edersek o günden bu yana 13 dövüşlük bir galibiyet serisi yakaladı. Bu UFC tüysiklette kırılması çok ama çok zor bir rekor. Max’in ne kadar iyi bir dövüşçü olduğunu daha iyi anlamak için bazı galibiyetlerine ve siklette karşılaştıkları kişilerin kariyerlerine göz atalım. Max Holloway’in 13 maçlık galibiyet serisi Will Chope, Andre Fili, Clay Collard, Akira Corassani, Cole Miller, Cub Swanson, Charles Oliveira, Jeremy Stephens, Ricardo Lamas, Anthony Pettis, Jose Aldo (x2) ve Brian Ortega’yı içermekte. MMA’e yeni ilgi duyan birisi dahi buradaki isimlerin en az 5 tanesi eminim biliyordur. Will Chope Max ile karşılaştığında öncesinde çıktığı 24 dövüşün 19’unu kazanmış 190 cm boyunda güçlü bir isimdi ve Max kendisinden fiziken daha güçlü rakibi karşısında dövüşü nakavt ile kazanmayı bildi. Max’in bir sonraki dövüşü UFC’deki ilk maçını nakavtla alan ve o güne kadar çıktığı 14 dövüşün 13’ünü kazanmış inanılmaz estetik hareketlerle dövüşen, belki de UFC’nin yeni altın çocuğu olması beklenen Andre Fili’ye karşı gerçekleşti. Max onu da 3. rauntta pes ettirerek yenmeyi başardı. Sonrasında art arda Clay Collard, Akira Corassani ve veteran Cole Miller ile dövüşen Holloway, Cole Miller’ı puanla yenerken diğer iki rakibini nakavt etmeyi başardı. Bu arada bu üç ismin Max ile karşılaşırken ki rekoru Cole Miller (21G-8Y), Clay Collard (13G-4Y), Akira Corassani (12G-4Y) şeklindeydi. Max için artık UEFA Avrupa liginden Şampiyonlar ligine geçiş vakti gelmişti ve sikletin ilk 10 dövüşçüsünden biri olan Cub Swanson ile karşılaşacağı açıklandı. Max dövüşünden hemen önce Cub, Frankie Edgar ile kemere çıkma dövüşü yapmış ve 5. rauntun son saniyelerinde Edgar’a pes ederek kemer maçına çıkma şansını yitirmiştir. Cub, Max dövüşüne çıkmadan önce Ross Pearson, Charles Oliveira, Dustin Poirier, Dennis Siver ve Jeremy Stephens gibi isimlere ringi dar etmişti. Max bu dövüşü de baştan sona üstün götürdü ve rakibini 3. rauntta pes ettirerek kazanmasını bildi. Bir sonraki dövüşünde yine kendisi gibi sikletin yükselen ismi, BJJ ustası Charles Oliveira’yı 1. rauntta teknik nakavt ile yenen Max artık kemere çok yakındı. Bunca adamı dövmesine rağmen siklette Conor, Aldo, Chad Mendes çekişmelerinden ötürü Max kendisine bir türlü sıra bulamıyordu. Açıkçası Hawaiili dövüşçü sakin yapısı ile UFC PR takımının ve seyircilerin pek ilgisini çekmiyordu. Aldo – Conor kartında Max’de kendine yer bularak Jeremy Stephens’ı puanla yendi. Ancak bu sefer de Conor’ın sikleti kilitlemesi ve sikleti yıllarca domine etmiş Aldo’nun rövanş beklentisi Max’in kemer isteğinin yine karşılıksız kalmasına neden olmuştu. Aktif bir dövüşçü olan Max bu süreçte boş durmayıp yine eski kemer meydan okuyucularından Ricardo Lamas’ı domine ederek deyim yerindeyse siklette dövülmedik adam bırakmamıştı. Bu süreçte Conor bir üst siklete gidince kemer için Frankie Edgar ile Jose Aldo karşılaşmış ve dövüşü kazanan Jose Aldo yeniden kemerin sahibi olmuştu. Artık Jose Aldo ile dövüşmesi kaçınılmaz olan Max Holloway’in kemer hayali bu sefer de Aldo’nun sakatlığına takıldı. Bir üst sikletin eski şampiyonu Anthony Pettis, üst üste aldığı yenilgilerden sonra hafif sikleti terk ederek bir alt siklet olan tüysiklete gelince UFC Max ile Pettis arasında geçici kemer mücadelesi ayarladı. Max, Pettis’i de inanılmaz bir performans ile 3. raunt sonunda nakavt ederek sonunda hayallerine kavuşarak UFC tüysiklet geçici kemerinin sahibi olmuştu. Sonrasında kemer birleştirme maçında Jose Aldo’yu çekişmeli geçen dövüşte 3. raunt sonunda nakavt ederek yenen Max, Conor’ın yapmadığını yaparak sikletin efsane ismi Jose Aldo’ya rövanş mücadelesini verip yine çok benzer geçen bir dövüşte 3. raunt sonunda Aldo’yu nakavt etmeyi başarmıştı. Brian Ortega maçına kadar olan kısmı özet geçmemin nedeni Max’in geldiği konuma nasıl geldiğini görüp ne kadar büyük bir dövüşçü olduğunu daha iyi anlamamız için aslında.

Gracie dövüşçüsü olan Brian Ortega’da tıpkı Max gibi 1991 doğumlu genç bir dövüşçü. UFC’e 2014 yılında katıldı ve geldiği günden bu yana yaptığı 7 dövüşün 7’sini de rakiplerini bitirerek kazanmıştır. Ancak henüz UFC’deki ilk dövüşünde Mike de la Torre’nin işini çok rahat bir şekilde 1. rauntta bitirse de kanında yasaklı madde tespit edildiği için hem ceza almış hem de dövüş geçersiz sayılmıştı. Ondan sonra aldığı galibiyetlere baktığımızda aslında ne kadar etkileyici bir dövüşçü olduğunu daha iyi anlamak mümkün. Thiago Tavares’le karşılaştığında Thiago çıktığı 24 maçın 19’unu kazanmış bir dövüşçüydü. Çok çekişmeli geçen dövüş, 3. rauntun bitimine son 50 saniye kala Ortega nakavtla kazanmasaydı belki de puanla Tavares’e gidecekti. Bir sonraki dövüşünde BJJ ustası ve boksu iyi olan Diego Brandao ile dövüşen Ortega bu çekişmeli mücadeleyi de 3. rauntun ilk dakikalarında pes ettirme ile bitirerek kendi BJJ’sinin ne kadar üst seviyede olduğunu gözler önüne serdi. Hemen ardından veteran Clay Guida’yı deviren Ortega bu dövüşü de 3. rauntun son 20 saniyesinde nakavtla kazanarak, belki Tavares dövüşündeki gibi olası bir mağlubiyetten son anlardaki baskısıyla kurtulmuş oldu. Bu arada siklette dikkat çeken ve yükselmekte olan bir diğer isim Renato “Maicano” Carneiro ile karşılaşacağı açıklanmıştı. Yine çok çekişmeli geçen dövüşte Ortega 3. rauntta rakibini pes ettirerek dövüşü kazanmasını bildi. Max’in aksine daha kısa sürede devler ligine adım atan Ortega art arda Cub Swanson ve Frankie Edgar’ı da bitirerek kemer maçına çıkmaya hak kazandı. Cub Swanson gibi bir isme karşı çok sakin ve rahat bir görünüm sergileyerek kazanmayı bildi. Hatta efsane isim Frankie Edgar’ı tarihte ilk kez bitiren ve bunu nakavtla yapan isim olarak da UFC’e imzasını atmıştı. Ortega’nın şansı biraz da Conor’la aynı döneme denk gelmemesi olmuş olabilir. Çünkü o dönem tüysiklette hem kafesin içinde hem de kafesin dışında Conor rüzgarı esmekteydi. Max’i arka plana atan bu durumla Ortega şanslı ki karşılaşmadı ve basamakları çok daha hızlı çıktı. İşte haftasonu gerçekleşen müsabakaya gelene kadar ki süreç bu şekilde işledi. Brian Ortega’nın Frankie Edgar nakavtı tüm MMA komitesini tüysikletin en iyisi Max mi yoksa Brian mı sorusuna yöneltmişti. Tabi Max sakatlanmasaydı ikili UFC 226’da karşılaşacaklardı.

Gelelim dövüşe…Bazı dövüşlerde kazanan olmasın istersiniz. Berabere kalsın da iki dövüşçüden birisinin başı yere eğilmesin istersiniz. Ortega – Max dövüşü de bu dövüşlerden biriydi. Çünkü ikisi de genç, dinamik ve eğlenceli dövüşler sunan ve birbirleriyle karşılaşmadıkları takdirde yenemeyecekleri çok az isim olan dövüşçüler. Ortega dövüş stili olarak sıklıkla rakibe baskı yapmaya ve karşısındakini yorarak doğru zamanda bitirmeye yönelik bir oyun planı uygulamakta. Bu oyun planını uygulanabilir hale getiren en önemli nokta Ortega’nın çenesinin çok sağlam olması. Belki de çoğu dövüşçünün kaldıramayacağı derecede hasarı absorbe etmeyi başarabilmesi onu bugün geldiği noktaya getirse de bu tarz dövüşen birinin uzun vadede sağlık sorunları ile yüzleşmesi de maalesef kaçınılmaz. Max de aynı şekilde rakibine baskı yapan, onu yoran bir isim ancak Ortega’dan farklı olarak boyunun ve uzanma mesafesinin avantajını çok iyi kullanabiliyor. Ayrıca hız olarak Ortega’dan çok daha hızlı. Tüm paskalya dövüşçüleri gibi Hawaiili Max’in de çenesi inanılmaz sağlam. Aynı zamanda yere düşürmelere karşı savunması da çok iyi. Aslında bu saydığım özellikler Jose Aldo’yu senelerce siklette şampiyon tutan özellikler. Üstüne üstlük daha uzun bir boy ve daha ileri bir mesafe kontrolü düşünün. Ve unutmadan belirtmeliyiz ki Max’in kariyerini ele aldığımızda kendisi şu an yalnızca 27 yaşında. Tekrar dövüşe dönecek olursak başından sonuna kadar inanılmaz hareketli geçen dövüşte dakikalar ilerledikçe şampiyon ağırlığını koyuyordu. 4. raunta kadar dövüşten hiç düşmeyen Ortega, çok fazla hasar alması ve Max’in kondisyonunun herkesi şaşırtacak seviyede olağanüstü çıkmasıyla 4. rauntta dövüşten tamamen kopup çok fazla hasar almaya başlamıştı. Tabi böyle olunca yüzü resmen tanınmayacak hale geldi ve kapanan sol gözü de doktorların maçı sonlandırması için yeterli sebep oldu. İyi ki de doktor araya girip dövüşü sonlandırdı, yoksa Ortega eminim dövüşe devam ederdi ve belki de geri dönüşü olmayacak hasarlar alabilirdi.

Peki bundan sonra ne olacak? Tüysikletin ilk 15’inde çok iyi dövüşçüler var. Max’in burada dövüşmediği çok az isim var. Frankie Edgar, Chad Mendes ve Renato Moicano hariç hemen hepsiyle dövüştü ve kazanmasını bildi. Frankie Edgar ile daha önce dövüşmesi bekleniyordu fakat sakatlıktan ötürü bu dövüş gerçekleşmemişti. Ancak şu an için bu dövüş pek bir anlam ifade etmiyor. Bu dövüş adeta Frankie’ye kemer maçı hediye etmek olur. Kaldı ki hem Maicano hem de Frankie, yakın zamanda Ortega’ya kaybetmiş iki isim. Chad Mendes, sikletin bir diğer yükselen ismi Alexander Volkanovski ile senenin son etkinliğinde UFC 232’de dövüşecek. Bu dövüşün galibi Max’e rakip olarak şu an için en uygun isim gibi gözüküyor. Belki UFC’nin ayarlayabileceği Frankie Edgar vs Renato Moicano dövüşünün galibi de kemer için uygun bir isim olabilir. Açıkçası bunların dışında tüysiklette şu an için başka bir dövüş Max için hiç bir anlam ifade etmez. Sikletin gerilerine baktığımızda Zabit ve Yair gibi genç ve seyircilerin sevdiği isimler olsa da bu isimler için kemer mücadelesi vermek şu an çok erken olur. Max için bir diğer opsiyon da bir üst siklete çıkıp Khabib’e meydan okumak ya da Conor ile UFC hafif siklet kemer mücadelesine çıkabilmek için rövanş dövüşü yapmak. Yani Khabib Tony, Max Conor dövüşlerinin galipleri birbirleri ile karşılaşır. Yalnız bu durum Khabib’in durumunun belirsizliği, Dustin Poirier’in siklette 3. sırada beklliyor olması gibi durumlardan ötürü sekteye uğrayabilir. Ama şu bir gerçek ki Max’i hafif siklette inanılmaz keyifli dövüşler bekliyor. Bakalım UFC ve Max ne karar verecek?

Ortega için kesinlikle en az 6 ay gibi bir dinlenme gerekmekte. Bu yüzden sikletin 6 ay-1 yıl sonraki durumuna göre yorum yapmak daha doğru olacağından şu an için bir dövüş ihtimali sunmak pek doğru görünmüyor.

Sizler de yorum kısmına, Max Holloway’in bir sonraki dövüşünün kiminle olması gerektiğini belirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here