Ata sporumuz olan yağlı güreşe çok uzaklardan bir yabancının merak salıp , tutku haline getirip hayatındaki herşeyi geride bırakıp sadece bu spor için ülkemize yerleşdiğini ve idman yapmaya başladığını düşünün .Kültürümüze adapte oluyor , dilimizi öğreniyor ve gönül verdiği bu sporda ülkemizdeki en iyi atletleri teker teker yenip bütün şampiyonluklara ambargo koyuyor ve insanımız onu günün sonunda bağrına basıyor , benimsiyor ve pasaportu ile ödüllendiriyor.

Gözlerinizi kapatın ve sadece hayal edin…

Nasıl ama…?

Şimdi gözlerinizi açın.Yukarıda yazdığım senaryo bilmem ne kadar hoşunuza gider ama Dünya iki oda bir salon düzene doğru her gün evrilse de o tarz senaryoların nadide ve büyüleyici olduğu kaanatindeyim. Dave Leduc yukarıda anlattığım öyküdeki istisnalardan bir tanesi. Tam bir deli 19 yaşında yöneticiliğini yaptığı gece klübünü ve sahip olduğu limuzin şirketini satıp Myanmar’a Lethwei öğrenmeye gidiyor. Şu an bu sporda sayısız kemeri , şampiyonlukları var ve kendi disiplini olan Leduc Lethwei’ninde mucidi. Umarım kendisiyle günün birinde röportaj yapma şansım olur…Böyle hikayeler bana mücadele sporlarına neden sıkı sıkıya bağlı olduğumu hatırlatıyor. Arabistanlı Lawrence misali olacak ama buyrun size Myanmar’lı Leduc’un öyküsü…

Myanmar boksu bir diğer adıyla Lethwei Burma kökenli bir dövüş sanatıdır. Lethwei Pek çok bakımdan komşu ülke Tayland’da ortaya çıkan Muay Boran sistemlerine (özellikle muay lopburi’ye ) benzeyen, hatta iç içe olan Leithwei sert bir dövüş sistemidir. Muay Boran’daki vuruşlarda olduğu gibi Lethwai ‘de de kafa vuruşu da bulunmaktadır.

Burma boksunun müsabıkları eldivensiz, ellerde bandaj ile döğüşürler. Kuralları Muay Thai’ye benzemekte fakat farklı olarak her tür kafa vuruşlarına izin verilmektedir, Muay Boran ile hemen hemen aynıdır. Ülkedeki dövüş sanatları üstünde ” Moğol istilası , hakimiyeti nedeniyle moğol etkisi oldukça fazladır. Geleneksel Burma boksu dövüşleri açık havada yapılmaktayken günümüzde karşılaşmalar ringlerde yapılmaktadır. Müsabakalarda ringde iki hakem olabileceği gibi, yakın zamanlarda yapılan değişikliklerle tek hakem uygulaması da iyice yer edinmiştir.

Yakın zamanlara kadar sadece hasat zamanları yapılan bir etkinlik olarak dövüşler düzenlenmekteydiyse de özellikle son zamanlarda bu iş için özel olarak karşılaşma yapılabilecek stadların inşası ile olay bayağı bir ivme kazanmış ve profesyonellik kapsamında da başarılı döğüşcüler çıkmıştır.Tayland ile her yıl gelenekesel kapsamada karşılaşmalar gerçekleştirilir.

Lethwei sporu hakkında kısa bilgilendirme sonrası Leduc’a geri dönelim. Tam 4 kez Dünya Lethwei şampiyonu olan Leduc , kendi ismini taşıyan Leduc Lethwei stilininde mucidi. Bütün Dünyayı gezip seminerler veriyor ve Lethwei’yi sevdirmeye çalışıyor.Onun bu sporla tanışma öyküsü birçok dövüş sporcusu gibi gelişim çağında yaşadığı bir travma ile doğrudan bağlantılı.Zayıf ve çelimsiz bir çocuk oluşu yüzünden hep bunun ezikliğini hissediyor ve babasına güçlü bir çocuk olduğunu kanıtlamaya ant içiyor.Babası ile ettiği ciddi bir kavga sonrası 18 yaşında evi terk ediyor.Babasına kendisini kanıtlamanın en iyi yolunun gazeteye manşet olduğunu bildiğiden var gücüyle dövüşçü olmaya çalışıyor. Bu sert sporu 4 olan şampiyonluğunu 10’a çıkarttığında bırakacağını söylüyor.

Moldovalı yazar ve model Irina Terehova ile Tayland seyahati esnasında tanışıyor.Leduc hakkında bir makale yayınladıktan sonra onunla tanışmak için Phuket’e giden Terehova , Leduc ile evleniyor bir dahada geri dönmüyor.Myanmar’daki düğünlerini tam 30 milyon insan izliyor. Uzakdoğu’da popüler bir dövüşçü olmanın insanlarda nasıl bir etki yarattığını siz düşünün.

Leduc ülkemizede seminer için bir ziyarette bulunmuş. Hemde Avatar Atakan’ın davetlisi olarak.Bütün kariyer öyküsünün baş kahramanı olan Babasıyla şimdilerde barışmış ve Kanada’ya onu ziyarete gidecekmiş.Lethwei’i dünyaca ünlü bir spor haline getiren Leduc Burma’da bir sürü farklı hayır işinin de organizasyon ve kontrolünde yer alıyor. Umarım onun çabası bir sonuca ulaşır ve Lethwei her gün daha büyür.