Mücadele Sporlarına meraklı olupta Mike Passenier ismini duymayanız yoktur. Başta ulusal kahramanımız Gökhan Saki olmak üzere Badr Hari , Joerie Mes , Melvin Manhoef ve Murthel Groenhart gibi dövüşçüleri yetiştiren efsanevi antrenör. Amsterdam’daki kendi adıyla faaliyet gösteren salon Mike’s Gym’in kapıları dövüşçü olmak isteyen herkese ardına kadar açık. Mike ile birlikte zaman tünelinde bir yolculuğa çıktık geçmişi irdelerken aynı zamanda onun gelecek hakkındaki projeksiyonlarını dinledim. Spor Gazeteciliğine başladığımdan beri gerçekleştirdiğim en keyifli röportajlardan biri oldu. Mike ilham dağıtıyor umarım sizde payınıza düşeni alırsınız.

FightWorldTurkey : Büyük Mike , öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Dünyanın en ünlü antrenörü olduğun kadar aynı zamanda mütevazi kişiliğin ile meşhursun.Röportajıma güncel bir konu ile başlamak istiyorum. Malüm Dünya yıkıcı COVID-19 salgını ile sarsılmış durumda. Bu kötü dönemi de kimileri çok üretken bir şekilde değerlendirdi. Salonunuz Mike’s Gym’de bu dönem her türlü sportif faaliyetine ara vermiştir. Siz neler yaptınız ?

Mike Passenier : Bende herkes gibi ailemle evde zaman geçirdim. Salonum için COVID sonrası gerçekleştirilebilecek yenilikleri ve değişiklikleri planladım.

FightWorldTurkey : Mücadele sporlarının büyük bir hayranı olarak 90’lar ve 2000’lerin başında gerçekleştirilen K-1 organizasyonuna ait o unutulmaz organizasyonları çok özlüyorum. 2012’den sonra Glory bayrağı teslim aldı ve profesyonel Kick Boks organizasyonları düzenlemeye devam etti. Glory yüksek standartları olan çok kaliteli bir organizasyon olsa da ben ve çevremdeki herkes K-1 organizasyonlarını çok özlüyoruz. Senin bu konudaki duygu ve düşüncelerini çok merak ediyorum.

Mike Passenier : Haklısın , muhteşem zamanlardı. Fakat bence geçmişte o kadar çok yaşama yoksa bugünün bütün güzelliklerini kaçırırsın.

FightWorldTurkey : Birkaç ay önce 2019’un son günlerine doğru Rico Verhoeven ve Badr Hari ikinci kez büyük bir organizasyonda karşı karşıya geldiler.Sence bu Hari’nin kariyeri için gerekli miydi ? Hari döneminde kendi kilosundaki bütün rakiplerini yenmişti ve çoktan Ağırsiklette bir efsane haline gelmişti.

Mike Passenier : Biz herkesi her zaman yenmek istiyoruz. Döneminde veya dönemi dışında farketmeksizin.

FightWorldTurkey : Bugün Joeri Mes Kick Boks tarihinin en iyi kombinasyon ustalarından biri sayılıyor. Ramon Dekkers , Fouad Tijardi , Rayen Simson ve Perry Ubeda gibi isimleri yendi. Şahsi fikrime göre yetiştirdiğiniz dövüşçüler arasında onun özel bir yeri var çünkü antrenör olarak başarılarınızı onunla inşa etmeye başladınız. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyim ?

Mike Passenier : Joerie benim kalburüstü ve tanınır bir antrenör olmamı sağladı. Onunla çalışmaktan her zaman çok keyif aldım. En başta çok disiplinli bir sporcu. En başından beri onunla bu yolda beraberiz. Şu an benim salonumda eğitmenlik yapıyor. Eğer logoma dikkatli bakarsan orada Joerie’yi göreceksin.

FightWorldTurkey : Bence dövüşçü olmak ve iyi antrenör olmak tamamen iki ayrı şey. Sporun birçok alanında bunu gözlemleyebiliyoruz. Jose Mourinho hiç profesyonel Futbol oynamasada Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi antrenörlerinden biri olarak görülüyor.Okuyucularımıza Büyük Mike’in hikayesini anlatabilir misiniz ? Dövüşçü olmaktansa neden antrenör olmayı seçtiniz ?

Mike Passenier : Eskiden iyi bir Kick Boks’çuydum fakat mental olarak ringe hazır olamadım çünkü aklım fikrim Futbolda ve Futbolcu olmaktaydı. Peki neden antenör mü oldum ? Oyun zekam ve yetenekleri keşfetmekteki becerime güvendiğimden dolayı tamamen.

FightWorldTurkey : Mike bizlere salonundaki antreman rutinini açıklayabilir misin ? Mike’s Gym’i diğer salonlarla kıyaslayınca ne gibi farklılıklar var ? Başarının sırrı nedir ? Motto’nuz olan İnsanları Knock Out yapmayı istiyoruz’a bayılıyorum.

Mike Passenier : En iyi olmaya varmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz. İdmanlarımız ve spar’larımız daha sert ve ağır geçiyor. Seyirciye müsabakaları izlemek için verdikleri paranın karşılığını fazlasıyla vermek için insanları knock out etmeyi seviyoruz.

FightWorldTurkey : Koç , dövüşçülerin kariyerlerinde diğer disiplinlere geçiş yapıp o disiplinlerde dövüşmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz ? Boks’tan Kick Boks’a , Kick Boks’tan MMA’e…Benim inancıma göre her disiplin ayrı bir gelişim , çalışma ve bilgi birikimi gerektiriyor. Ben bunu doğru bulmuyorum siz ne düşünüyorsunuz ?

Mike Passenier : Oyununuza sadık kalın , herkesin sahip olduğu temel çok farklıdır ve iyi bir temel olmadan her bina çöker.

FightWorldTurkey : Joerie Mes , Melvin Manhoef , Murthel Groenhart , Badr Hari ve bizim ulusal kahramanımız olan Gökhan Saki.Bu yıldızların hepsi sizin salonunuzda mı spora başlayıp yıldız oldular yoksa kariyerlerinin bir döneminde onları sen mi keşfettin ?

Mike Passenier : Joerie ve Murthel benimle birlikte başladılar. Diğerleri muhteşem dövüşçülerdi ben sadece onları daha iyi yaptım dövüş stillerinde bir takım oynamalar yaparak.

FightWorldTurkey : Biz Türkler çok milliyetçiyiz ve Dünya arenasında bizleri ve bayrağımızı temsil eden güçlü figürler görmeyi seviyoruz. Gökhan Saki ve onun kariyeri Dünya’da milyonlarca Türk tarafından takip edildi. Mike’s Gym dünya arenasına yeni bir Gökhan Saki taşıyacak mı ? Lütfen bize güzel haberler ver.

Mike Passenier : Bu duruma göre değişir. Gökhan Geddik ile denedik fakat olmadı. Saki’nin ya geri dönmesini bekleyeceğim yada dediklerimi dinleyip iyi bir dövüşçü olmak isteyen yeni Türk dövüşçülere ihtiyaç duyacağım.

FightWorldTurkey : Mike yakın zamanda Türkiye’ye geldin ve benim çok iyi bir dostum olan Özgür’ün salonunda seminer verdin. Lütfen Türkiye’ye daha sık gel ve seni burada senin evinde hissettirelim. Hollandalı gazeteci Wilson Boldewijn senin hakkında kitap çıkardı. Onu Türkçe veya İngilizce okuyabilecek miyiz ? Senin başarı öykünü okumayı çok isteriz. FightWorldTurkey okuyucularına bir mesajın var mı ?

Mike Passenier :  Merak etme kitap İngilizce olarakta geliyor. Yalnız senin düşündüğünden çok daha fazla Türkiye’ye gidip geliyorum Ha Ha Ha. Hayranlar için bekleyin ve sadık kalın gelişmelere.Herkese Sevgilerimle…

Röportaj : Mehmet Can Gönenç