Hanna Gabriels, Amazon Siyahı lakabıyla ringlerde fırtınalar estiren kadınlar boksunun dünyadaki en önemli isimlerinden biri. Ülkesi Kosta Rika’nın profesyonel bokstaki ilk dünya şampiyonu. 2009 Yılında yarı orta siklette dünya şampiyonluğu yaşadıktan sonra süper yarı orta siklete çıkan Hanna Gabriels, bu siklette de dünya şampiyonu olmayı başardı. WBA Federasyonunun süper yarı orta sikletteki güncel dünya şampiyonu konumunda. Profesyonel kariyerinde şu ana kadar iki farklı siklette ve iki farklı federasyonda dünya şampiyonlukları yaşayan Hanna Gabriels ile çok özel bir söyleşi yaptık.

Fight World Turkey : Merhaba şampiyon. Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için Fight World Turkey ailesi adına teşekkür ederim. Kosta Rika’dan Türkiye’ye, senin gibi bir şampiyonla bu röportajı gerçekleştirmek benim için çok özel bir deneyim. Kadınlar dünya boksuna katkıların için bu spor sana minettar.
Boksör bir babanın kızısın. Erkek kardeşin futbolu seçmesine rağmen sen boksu seçtin. Boksu seçmene sebep olan şey neydi ve boksa ilk nasıl başladın?

Hanna Gabriels : Evet babam eskiden boks yapıyordu ama aynı zamanda futbol da oynuyordu. Boksu seçtiğime inanamıyorum, sanırım ben boksu seçmedim, boks beni seçti. Spora ilk olarak 5 yaşında atletizm ile başladım. 17 Yaşıma kadar atletizm ile ilgilendim ama 17 yaşımdayken atletizmi bırakmama neden olacak bir sakatlık yaşadım. Sonraki 1 yılda bu sebepten dolayı depresyona girdim. Bu yüzden çok fazla kilo aldım, 93 kiloya kadar çıktım. Babam boks salonuna gidersem orada daha hızlı kilo verebileceğimi söyledi. Ben de boks salonuna yazıldım ve şimdi buradayım

Fight World Turkey : Boksa desteğin düşük olduğu Kosta Rika gibi bir ülkede bir bayan boksör olarak ne gibi zorluklarla karşılaştın?

Hanna Gabriels : Kosta Rika’da futbol dışındaki diğer sporlara neredeyse hiç destek verilmiyor. Bunun zorluklarını biliyorsunuz. Dünya şampiyonu olduğumda, ülkenin boksta ilk dünya şampiyonu olmuştum. Bunun için birileri destek olabilirdi. Tüm bu antrenmanların ve eğitim kamplarının bir maddi yükü olduğunu bilmiyorlar. Bu durum hala böyle ve süreklilik açısından çok etkili bir faktör. Ancak son yıllardaki teknolojik gelişmelerin sponsorluk ve diğer mali konularda çok şeyi değiştirdiğini düşünüyorum. Benim için zor bir süreçti. O kadar zor ki başkalarının futbol dışındaki spor branşlarını takip etmedikleri taktirde, birilerinin sizin hayallerine inanmanızı sağlamak için önce sizin zafere inanmanız ve her koşulda elinizden gelenin en iyisini yapmanız gerekiyor. Ben her zaman böyle yaptım. Şimdi koşullar daha iyi bir hal alıyor. İşimi en iyi şekilde nasıl yapacağımı biliyorum ve mükemmel olmak için çalışmaya devam ediyorum.

Fight World Turkey : Amatör boks kariyeri yapmadan direk profesyonel boksa başlamanın sebebi neydi?

Hanna Gabriels : Amatör bir kariyer yapmadan profesyonel boksa geçmeyi seçtim. Çünkü kadınların Kosta Rika’da amatör boksa bir katkı sağlayabileceğine inanmıyordum. Olimpiyatlara katılma şansım düşüktü ve Kosta Rika’nın zaten bir ulusal şampiyonu vardı. Başka bir seçeneğim yoktu. Boksa geç başlamıştım. Kosta Rika’daki amatör boks birliği başkanından bana profesyonel boksa geçmem için izin vermesini istedim, o da izni verdi ve profesyonel boksa başladım. Aslında kısa bir kariyerim var, 23 maçım var. Maçları almam zor oluyordu. Çünkü başarılı bir şekilde ilerliyordum. İyi bir öğrenciyim ve hızlı öğreniyorum. Teknik olarak diğerlerinden daha çabuk öğreniyorum. Bu oyunda savaşmak için hala çok fazla zamanım olduğunu düşünüyorum. Her zaman mücadele etmeye devam edeceğim. 5 Yaşındayken spora başlama sebebim buydu. Dünya yada Olimpiyat şampiyonu olmak. Şansını profesyonel boksta denedim ve başardım

Fight World Turkey : Profesyonel boksa başlarken en önemli destekçilerin kimler oldu?

Hanna Gabriels : En önemli destekçilerim şampiyon olmadan önce bana ve yaptığım işe inanan ve bana yardım eden birkaç küçük şirket ve tabiki ailem oldu. Babama bunun için minnettarım. Dünya şampiyonu olduktan sonra daha büyük şirketler geldiler. Başardığım şeyin, bana inanan yada inanmayan herkes için bir ders olduğunu düşünüyorum. Şuan çok mutluyum. Çünkü muhteşem bir ekibim var. Sırada neler olacağını biliyorum ve umarım aklımdaki bazı hedeflere ulaşabilirim.

Fight World Turkey : Nakavt ortalaması yüksek bir boksörsün. Boks stilini nasıl tanımlarsın? Örnek aldığın bir boksör var mı?

Hanna Gabriels : Aslında yüksek bir nakavt ortalamam olduğunu düşünmüyorum. En güçlü olduğuma inanmıyorum. Kendimi her zaman daha zayıf ve dezavantajlı olarak görüyorum ve bu yüzden çok daha fazla çalışıyorum. Formda olmamı sağlayan şeyin bu olduğunu düşünüyorum. Kocam (Bryan Vasquez) benim için çok iyi bir örnek oldu. Kendimi geliştirmemi sağladı. Ben tabiki onun tanıştığım en yetenekli boksörlerden biri olduğuna inanıyorum. Tabiki birçok ünlü boksör var, büyük maçlar oluyor ve her kavgadan her an birşeyler görebiliyor ve öğrenebiliyoruz. Ama yanımda çok yetenekli ve şaşırtıcı bir tanesine sahip olduğum için çok şanslıyım.

Fight World Turkey : Bir süre önce sol kolundan sakatlandın ve bir operasyon geçirdin. Kolun şuan ne durumda? Antrenmanlara başladın mı?

Hanna Gabriels : Evet yaklaşık 3 ay önceydi. Şuan çok iyi durumdayım. Doktorumun antrenmanlara başlamam için izin vermesini bekliyorum

Fight World Turkey : 2009 Yılında Nikaragua’da gerçekleştirilen maçta Gabriela Marcela Zapata’yı nakavt ederek ilk dünya şampiyonluk kemerini kazandın. O özel gecede yaşadığın duygularını bizimle paylaşır mısın?

Hanna Gabriels : Evet 2009 yılında Nikaraguada, benim ilk dünya şampiyonluğumu kazandığım çok özel bir geceydi. Ama biraz komikti. Çünkü biliyorsun, bir dünya şampiyonluk kemerini almaya giderken birçok şey hakkında hayal kuruyordum. Tabi o gece yaşadıklarım beni çok mutlu etti. Evet her boksör çok para kazanıyor. Ama tabi eşit bir ücret yok. Kadın boksu için durum böyle. Evet o gece çok mutlu olacağımı düşünmüştüm, ama gerçek şu ki omuzlarımın üzerinde çok büyük bir sorumluluk da hissettim. Çünkü artık bir örnek olmuştum. İyi mi yoksa kötü mü bir örnek olacağımı düşünüyordum, yoksa bunu umursamamalı mıydım? Biliyorsun, hata yapmama izin veremezdim. Harika bir örnek olmak için ihtiyacım olan hiçbirşey yoktu ve dürüstlükle yürümeye karar verdim. Çünkü şuan bulunduğum konumun bazı insanların yaşantısı üzerinde bir etkisi olacağını biliyordum. Yani evet, büyük bir sorumluluk hissediyordum, ama bunu hissedebildiğim için mutluydum.

Fight World Turkey : Kariyerindeki en unutamadığın an hangisiydi.

Hanna Gabriels : Kariyerimdeki en unutulmaz ân hangisi henüz bilmiyorum. Hepsini hatırlıyorum. Her biri benim için bir basamak gibiydi. Bir adım daha ileriye gidebilmek için. Aslında unutmadığım şey, insanların yıllar önce boksa bakış açılarının nasıl olduğu ve şuan nasıl değiştiği. Eskiden insanlar boks sporuna bir şiddet unsuru olarak bakar iken, şimdilerde ailece boks maçı izleyebiliyorlar. Kadınlar ve erkeklerin için boks, bir güçlendirme, pozitif olma aracı oldu. Bu değişimin bir parçası olduğum için gurur duyuyorum

Fight World Turkey : Maçlara nasıl hazırlanıyorsun? En önemli motivasyon kaynağın nedir?

Hanna Gabriels : Kosta Rika’da söylediğim gibi, bir maçı ayarlamak gerçekten zor. İnsanlar süreç için yatırıma inanmıyorlar. Genelde şirketler ve markalarla çok fazla konuşmam gerekiyor, onlara ikna edici birşeyler göstermem gerekiyor. Hazırlık sürecinde bir sponsora ihtiyacım oluyor. Bu süreçte en önemli motivasyon kaynağım kızım. Ben bir anneyim ve yapabileceğim etki beni daha çok motive ediyor. Mirasım ve kızım için nasıl bir örnek olacağım, en önemli motivasyon kaynağım. Biliyorsun bazen işler bizim istediğimiz şekilde yürümüyor. Ama zihnimizi açık tuttuğumuz, çalışmaya ve işleri doğru bir şekilde yapmaya devam ettiğimiz sürece, hiçbir şekilde kaybetmeyeceğiz. Sonuçlar istediğimiz gibi olmasa bile, yaptıklarınızdan memnuniyet duyacağız. Bu da örnek olarak bir motivasyon kaynağım.

Fight World Turkey : Çifte kemerli dünya şampiyonu olmana rağmen siklet yükseltip Claressa Shields ile karşılaştın. Tarihe geçecek türden epik bir maçtı. Onu yere serdin, büyük bir savaş verdin ama puanla kaybettin. O maçı bizim için yorumlar mısın?

Hanna Gabriels : Evet, Claressa maçı öyleydi. Her iki tarafa da çok yakın bir dövüştü. Stratejim maç içinde hızla çalışmaktı, çünkü çok daha güçlü olduğunu düşünmüştüm. Ama maç esnasında o kadar da güçlü olmadığını gördüm. Benim için çok duygusal bir eşleşme değildi. Bu yüzden maç içerisinde stratejimi değiştiremedim. Biliyorsunuz, o çok konuşmayı seven biri, orada olduğumu bilmesini istedim. Onunla savaşmaya istekliydim, onunla içeri girip kırışmaktan korkmuyordum. Ondan daha iyi bir iş çıkardığımı biliyorum, ama o benden daha iyi puanlar aldı. Yakında yeniden benimle eşleşmek zorunda kalacak. Çünkü benim sikletimde kalmak ve kemerleri toplamak istiyor. Yakında süper yarı orta siklette yeniden savaşacağız ve eminim daha iyi hazırlanacaktır. Başka bir hikâye bizi bekliyor olacak, karşılaşmamız Showtime’da olacak.

Fight World Turkey : Kariyerindeki ne gibi planların var. Alt siklete inip Cecilia Braekhus ile karşılaşabilirsin. Yada sikletinde ünvan birleştirme maçı yapabilirsin. Yakınlarda bir maç var mı?

Hanna Gabriels : Cecelia Braekhus ile karşılaşmayı denedim. Daha önceden bunun için görüşmelerimiz oldu. Cecilia yakında bir maça çıkacak. Kariyerine ne kadar süre daha devam edip etmeyeceğini bilmiyorum. Umarım birgün olabilir

Fight World Turkey : Claressa Shields ile bir rövanş maçı olacak mı? Çünkü onu yere seren tek kişisin. İnsanlar bu rövanşı görmek istiyor.

Hanna Gabriels : Evet, evet. Benim adıma kesinlikle evet diyorum. Sadece sakatlığımın tamamen iyileşmesi için bekliyorum. Sonra ringe geri döneceğim. Bir süredir onu çağırıyorum. Claressa ile tekrar karşılaşmak için bekleyebilirim.

Fight World Turkey : En beğendiğin iki boksör hangisi, biri kadınlarda biri de erkeklerde?

Hanna Gabriels : Kadınlarda en beğendiğim boksör Ann Wolfe. Bence o gerçekten harika bir boksördü. Erkeklerde ise kocam Bryan “Tiquito” Vasquez ve Sugar Ray Robinson

Fight World Turkey : La Amazona Black lakabını nasıl aldın. Bunun anlamı nedir?

Hanna Gabriels : Evet takma adım Amazon Siyahı. Ülkemde çok fazla ırkçılık yapılıyordu. Siyahilere zenci anlamına gelen “negro, negro” diye sesleniyorlar. Ben de bu ırkçılığa maruz kaldım. İnsanlar benden hoşlanmadıklarında beni yine bu şekilde adlandıracaklar. Büyükbabam Fransız adalarından biri olan Santa Lucia’dan, büyükannem ise Jameika’dan. Her zaman siyah olduğum için gurur duydum ve her zaman siyah olacağım. Boks yapmaya başladığımda bana Amazon demeye başladılar. Sonra Amazon Siyahi lakabını aldım. Hem kökenlerimi temsil ediyorum hem de siyahileri temsil ediyorum. Boks yaparken her zaman siyah üniforma giyiyorum, sırtımda siyahileri temsil eden bir dövme var. Bence bu çok harika bir takma isim.

Fight World Turkey : Kadın erkek eşitliği ve insan hakları gibi sosyal projelere katılan birisin. Bu konuda farkındalık yaratmak için buradan birşeyler söylemek ister misin?

Hanna Gabriels : Evet, Birleşmiş Milletlerin mülteciler için yürüttüğü bir projenin iş birlikçisiyim. Aynı zamanda ESD Global tarafından sertifikalı olarak öz savunma eğitmeniyim. 5 ile 10 yaş arası çocuklarla çalışıyorum. Onlara, kendilerini korumak ve incitmemek, başkalarına zarar vermemeyi öğretmek için eğitimler veriyorum. Çocuk istismarı, cinsel istismar, insan hakları ihlali gibi konular. Hergün birçok insan bunlara maruz kalıyor. Çoğu zaman seslerini duyuramıyorlar. Bu tarz şeyler hepimizin başına gelebilir. Hepimizin toplum içinde görevleri var. Yapabilecek çok daha fazla şeyimiz olduğunu düşünüyorum. Dünyada sandığımızdan daha fazla iyi insanın olduğunu düşünüyorum. Hayatımızda kendimiz için değil, başkalarının da kahramanı olmalıyız. Bu zaferin tanıklığı olacak

Fight World Turkey : Son olarak Türkiye’deki genç sporculara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin.

Hanna Gabriels : Her şeyden önce bana bu röportaj için zaman ayırdığınızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Genç sporcular için söylemek istediklerim, kendilerine bir figürü örnek alabilirler. Örneklerini kendi hikayelerinde akıllıca kullanabilirler. Başarıya inanın, bunun için elinizden gelenin en iyisini yapmalı ve çok çalışmalısınız. Bizler insanız, koşullar yeterince parlak olmayabilir. Yaptıklarınızın karşılığını yeterince almayabilirsiniz. Ama vazgeçmeyin. Hayalleriniz için savaşın. Yolunuza çıkan her şeyden yararlanmak için açık olun. Yararlanabileceğiniz her şeyden zevk alarak yararlanın. Bu şekilde kendinizi tam olarak hissedebileceksiniz. Hepinize, Tüm Türkiye’ye kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Bu röportajda bulunmaktan onur duydum.

Soru & Cevap : Beycan Özkul



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here